ikimizde;
aynı gövdeye bağlı,
iki dal...
ama ikisi de,
ayrı yere uzar...
Emrah Ateş
ocak 2012
31 Ocak 2012 Salı
22 Aralık 2011 Perşembe
30 Kasım 2011 Çarşamba
bir duvar ustasının sevdası
Üzerine basmaya kıyamayacağın gözyaşları bırakıyorum sana
Ellerini uzatıp da tutamayacağın soyut hayaller
içine çektiğinde soluyamayacağın pis bir anı
güneşe çıktığında ısınamayacağın sıcak'cıklar bırakıyorum sana
Giydiğinde ısınamayacağın bir hırka bırakıyorum sana
sevmeye çalıştığında sevemeyeceğin yeni sevdalar,
üzerine bastığında ayak izlerinin kalmayacağı kar'lar,
Saman altından yürütemeyeceğin sular bırakıyorum sana
Ne kadar uğraşsan da değiştiremeyeceğin bir SEN bırakıyorum sana
üzerine tuz bastığın halde kurumamış eski yaralar,
kırabilesin diye kemiği olan bir dil,
sustuğunda ağzını açacak bir bıçak bırakıyorum sana
Bir adamın hikayesini bırakıyorum sana
güneşi balçıkla sıvarken;
bütün geleceğini yanlışlıkla harcına düşüren
düşünceleri bile kireçli
bir duvar ustası bırakıyorum sana
Ördüğü duvarlara senin adını yazarken ölen!
E. Ateş 2007
10 Kasım 2011 Perşembe
hasretin
suavi- hasret türküsü
İplerini boynuma dolamış hasretin
aşkın bir dar ağacı
Asıyorlar beni
idam edilmişim
gömülmüşüm
çürümüşüm...
02 01 2010
bilecik söğüt
cumartesi
aşkın bir dar ağacı
Asıyorlar beni
idam edilmişim
gömülmüşüm
çürümüşüm...
02 01 2010
bilecik söğüt
cumartesi
22 Ekim 2011 Cumartesi
yazık ettik bir aşka
Bilmem
bazen seni hatırlatan birşeyler oluyor
yazık ettik bu aşka diyorum
o arada saat hep geceyi vuruyor
üstüne bir de yıldız kayıyor
- sanki tuzu biberi-
yetmezmiş gibi bir de dilek tutmayı unutuyorum
sonra uzaktan bir türkü duyuluyor
ben bir selvi boylu yardan ayrılıyorum
ve ben yine
yazık ettik biz bu aşka diyorum...
03 08 2010 mardin
bazen seni hatırlatan birşeyler oluyor
yazık ettik bu aşka diyorum
o arada saat hep geceyi vuruyor
üstüne bir de yıldız kayıyor
- sanki tuzu biberi-
yetmezmiş gibi bir de dilek tutmayı unutuyorum
sonra uzaktan bir türkü duyuluyor
ben bir selvi boylu yardan ayrılıyorum
ve ben yine
yazık ettik biz bu aşka diyorum...
03 08 2010 mardin
bir nevi şafak şiiri
Kaç zamandır gözlerim uykusuz
içimde bir hasret
yaralı bir kuş gibi kanadı kırık...
İçimde masum bir çocuk
sanki bir yaşına basmadan terkedilmiş...
içimde yok yere hüküm yemiş
bir adamın hüznü...
30 01 2011
mardin
16 Ekim 2011 Pazar
kalbin;
Kim olsa kırardı
kilitli kalan bu kapıyı
kimin çaldığı belli değil
cennetin anahtarını..
18 10 2010 mardin
kilitli kalan bu kapıyı
kimin çaldığı belli değil
cennetin anahtarını..
18 10 2010 mardin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)